Malatya Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Malatya ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Osman Güder

2187 görüntüleme

Osman Güder (Malatya Battalgazi Belediye Başkanı)

Doğum: 1968/Malatya

Okul: Yaka İlkokulu, Malatya İmam Hatip Lisesi, Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi

Meslek: Veteriner Hekim

EĞİTİM HAYATI

1968 yılında Malatya’da doğdum. Doğumdan bir iki gün sonra babam askere gitmiş. Askere gidince nüfusum çıkartılmamış, asker dönüşü 1970 doğumlu yazdırmış. İlkokulu Yaka İlkokulu'nda okudum. Daha sonra Malatya İmam Hatip Lisesi’ne gittim. Üniversite sınavlarına girdiğim ilk sene eğitim fakültesini kazandım. Tabii o zaman öğretmenin maaşı çok düşüktü; öğretmenler ekstra işler yapardı. Bana öğretmen olursan geçinebilmek için sende ikinci bir iş yapmak zorunda kalırsın dediler. İkinci sene tekrar sınava girdim. Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesini kazandım. 1992 yılında yüksek lisansımı da tamamlayarak oradan mezun oldum.

Okul hayatımda başarılı bir öğrenciydim. İlkokulda okul birincisiydim. O dönemlerde üniversiteli olmak bir ayrıcalıktı. Eğitim Fakültesinde, fen-edebiyat fakültelerinde okuyan ağabeylerimiz vardı. Ben de öğretmenlik istemiştim ama hiç unutmam Ali Karahan adında bir felsefe hocamız vardı. Oğlum sakın öğretmen olmayın derdi. O dönemde maaşlar yetmiyormuş demek ki. Herhalde biz de biraz etkilendik, başka bölüm tercih ettim.

ÇOCUKLUK HAYATI

Gariban bir ailede büyüdüm. Çamurdan araba yapardık oynardık. Bahçelerin etrafını çevirdikleri çalılar vardı onlardan tel çalardık, tabiri caizse yürütürdük. Televizyonla çok geç tanıştım. Dolayısıyla bu süreçte hep büyüklerimizin yönlendirilmesi ile onların anlattığı hayat hikayeleri ve tecrübeleriyle büyüdük. Günün okuldan sonraki kısmı köyde çalışarak, çiftçilikle geçiyordu. Yani aynı gün içerisinde sabah okula gider okuldan sonra gerek tarlada çalışır gerekse hayvanları otlatırdım. Çocukluk hayatım bu şekilde geçti. Dilek eskiden belde belediyesiydi. Malatya büyükşehir olunca belde belediyeleri kapandı. Kapandıktan sonra Yeşilyurt’a bağlı mahalle oldu.

İŞ HAYATI

Üniversiteden mezun olduktan sonra sözleşmeli olarak Antep'te Hayvan Hastanesinde kısa süre çalıştım. Sonra 93 yılında Malatya'ya dönüp ticaretle uğraşmaya başladım. Hem Malatya’da özel veterinerlik kliniği açmıştık onunla uğraşıyordum hem de arkadaşlarla bir şirket kurmuştuk. Şu an Tekirdağ'da Halk Sağlığı Müdürü olan Hacı Bayram Zengin –Malatya’da da İl Sağlık Müdürlüğü yapmıştı- onun vasıtasıyla Sevgi Tıp’ı kurduk. Daha sonra YİMPAŞ Yozgat'ta ortaklığımız oluştu. Bir süre orada çalıştım. Sonra kürkçü dükkanına geri döndüm. Ticaret hayvancılık sektöründe besicilik ile uğraştık. İnşaat sektörüne girdik daha sonra. Genelde ortaklı çalıştım. Bizim ticari ortaklıklarımız biraz daha duygusallık üzerine kuruluydu. Ama belli bir süreçten sonra duygusallık ortadan kalkınca ortaklık yürümüyor. Ortaklıklar çok güzel fakat kurumsal ortaklıklar oluşturmak lazım.

SİYASİ HAYATI

70'lerde çocukluğumda ailemin bize biçmiş olduğu ve hatta bizi yönlendirdiği Erbakan Hoca siyaseti vardı. Erbakan hocayı severdik. Daha sonrasında Turgut Özal tabi ki. Başta Malatya'ya sonra Türkiye ve dünyaya mal olmuş bir adam. Onun politikalarını izledik. O dönemlerde aktif değildim uzaktan izledik ama milli görüş kimliğim çocuklukta başladı.

2001 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul'da Belediye Başkanı olduktan sonra İstanbul'da köklü reformlara imza atmış olması sebebiyle bir marka haline geldi. Sadece milli görüşçüler tarafından değil Türkiye'nin, Türkiye'de bulunan birçok STK’lar tarafından da örnek alınan, sevilen bir şahsiyeti olmuştu.

O dönemin İl Başkanı Ali Osman Başkurt tanıdığımız bildiğimiz imam hatip camiasında olan bir abimiz olması dolayısıyla yan yana gelmiş olduk.  O günlerde teşkilatın yeni kurulması, Malatya'nın her tarafında mahalle başkanları, mahalle teşkilatları bunları oluşturmak çok kolay şeyler değil. Arkadaşlarla beraber çok güzel çalışmalar sergiledik. Hem ticaretle hem siyasetle uğraşıyordum. Sabahın erken saatlerinde ya da gece geç saatlerde partide çalışıyorduk. Hanım ablalarımız, abilerimiz, arkadaşlarımız evde ne pişmişse alıp getiriler partide sofra kurardık. O dönem teşkilatın gariban dönemiydi. Haftalarca belki aylarca evde yemek yemediğimiz oluyordu. Bir yerde bir başarı varsa muhakkak bunun bedeli ödenmiştir. Bugün AK Parti İktidarsa bunların külfeti eskiden ödendi.

Malatya büyükşehir olmadan önce merkez ilçemiz vardı. Oradaki arkadaş Merkez İlçe Başkanlığı görevini bıraktıktan sonra ben Merkez İlçe Başkanı oldum. Sonrasında süreç tamamlanmadan Malatya büyükşehir oldu ve önce Battalgazi İlçe Başkanı, seçimlerden sonra da Battalgazi Belediye Başkanı oldum. Ben aktif siyasete başladığımda 32 yaşındaydım. Seçimlere gelene kadar 50'ye merdiven dayadık. Tabii 18 yılda acı tatlı birçok tecrübeniz oluyor. Başarı, gerek kuruluş aşamasında gerek daha sonra birçok sıkıntıya karşı verilen mücadelenin sonucudur diye düşünüyorum. 

AİLE HAYATI

Eşim ile 1994 yılında evlendik. Ben 26 yaşında evlilik yaptım, hanım benden 10 yaş küçüktü 16 yaşındaydı. 5 tane çocuğumuz var. Rabbim herkesin çocuklarını vatanına, milletine sahip çıkan, seven insanlardan eylesin. 2 tanesi üniversiteyi bitirdi, bir tanesi lise son sınıfta. Diğerleri daha aşağıdan geliyor, 5 çocuklu öyle bir aile hayatımız var. Eşim önce ilkokulu sonra da ortaokulu dışarıdan okudu. Üniversitede iki yıllık ilahiyatı, iki yıllık çocuk gelişimini ve kamu yönetiminin ön lisans olan bölümünü bitirdi. Şimdi 4 yıllık bir bölümle uğraşıyor, onu bitirmeye çalışıyor.

HAYATA BAKIŞ AÇISI…

Biz inanan kişiler olarak ümidimizi kaybetmemeliyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız diyor ya, “İman varsa, inanç varsa; imkan vardır”. Biz iman etmişiz, inanmışız imkan var diyoruz. İnsanlar ellerinden geleni yapsınlar. İnsanlar ellerinden geleni yaptıktan sonra inanıyorum ki 300 kişi ile 1000 kişiyi devre dışı bırakabilirsiniz. Bunu Bedir Savaşı’nda gördük. Nasr Suresi’nde, o sürece dahil olan öncü ekipler ve beraberindekiler Peygamberimize soruyor; “Allah'ın yardımı ne zaman gelir ve hatta biz ne zaman darlıktan ferahlığa geçeceğiz?” Yüce yaratıcımız buyuruyor ki; “Siz elinizden geleni yaptıktan sonra o gün bakacaksınız ki birçok karanlık aydınlığa dönüşmüş, birçok zorluk kolayca geçmiş.” Dolayısıyla elimizden geleni yapmamız lazım tevekkül edeceğiz tevekkül ederken çalışacağız. Ondan sonra takdiri her şeyin sahibi olana bırakacağız. Allah'ın adaletinden kesinlikle şüphemiz yok. Allah'ın hak eden herkese hak ettiğini bu dünyada da öbür dünyada da vereceğine iman ediyoruz.

HOBİLER

Eskiden bizim imkanlarımızda şu anki gibi spor aktiviteleri yoktu. Tarlada spor yapıyordum; pancar sökerken, buğdayları biçerken, tütünü çapalarken, hayvanları otlatmaya götürürken spor yapıyorduk. Öyle çok güzel yüzme sporumuz da hiç olmadı. 1 kilometre ötede kanal vardı, fırsat bulduğumuzda oraya yüzmeye giderdik.

Sanat insanların ihtiyaç duyduğu, içindeki bir boşluğunu doldurabilecek önemli alanlardan bir tanesi tabii. İnsan olmanın getirmiş olduğu açlıklar vardır. İnsanın içinde yönelimler vardır işte o yönelimleri doğru şekilde karşılamanız ve o insanı o yöne doğru bir şekilde yönlendirmeniz gerekiyor. Mesela müzik, bakıyorsunuz işte belki dünyanın kuruluşundan başlıyor ve bitimine kadar da devam edecek. Resim, bakıyorsunuz insanlar düşüncelerini kayalara taşlara çizmişler. İnsanlar kendi içerisinde olan yönelimleri dışa çıkardıklarında bir şeyler yaşanmış oluyor. İnsanlar bir araya geldiğinde ortak yaşanmışlıkları ve kültürü oluşturuyor. İşte o kültür sizin asimilasyonunuza engel oluyor. Bizim çok güzel ve bizi ileriye götürecek bir kültürümüz var buna sahip çıkmamız lazım. Bunu canlı tutmamız, Kendi ecdadımızın oluşturmuş olduğu kültürle gurur duymamız lazım.