Malatya Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Malatya ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

İbrahim Güngör

725 görüntüleme

İbrahim Güngör (MASİAD Başkanı)

Doğum: 1949/ Doğanşehir

Okul: Çömlekköy İlkokulu, Atatürk Ortaokulu, Şehit Kamil Özel Fen Lisesi, Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi

Meslek: Elektrik Mühendisi

Bulunduğu Görevler: Mühendisler Odası Başkanlığı, Malatya Sanayici ve İş Adamlar Derneği Başkanlığı

İbrahim Güngör, Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde çiftçi bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi.

Okuldaki başarısı ve iş hayatındaki azmi onu, çok önemli ve güzel yerlere getirdi.

Malatya’yı ve Malatyalıları çok sevdi.

Lisede hayalini kurduğu mesleğine ulaştığında da memleketini unutmadı ve şehrine hayatı boyunca hep hizmet etti.

İşte Malatya’yı gönülden seven Malatya Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı İbrahim Güngör’ün hayat hikayesi.

ÇOCUKLUK HAYATI

1949 yılında Doğanşehir Gürobay Köyü'nde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. 5 erkek 3 kız, 8 kardeştik. Babamız çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşırdı. Çocukluk hayatım ortaokula kadar köyde geçti. İlkokulu Çömlekköy İlkokulu'nda okudum. Okulumuza 5 köyün öğrencisi gelirdi. 5 derslik bir sınıf ve tek öğretmendi. Bizim köy okulundan doğru düzgün okuma yazma bile öğrenemeden mezun olunurdu. Ama ben ortaokulda çok çalıştım. Hatta çok çalışıyor diye okul müdürüne şikayet etmişlerdi. Müdür de hiç çalışmıyor diye şikayet edileni duymuştum ama çok çalışıyor diye hasta oldu diyeni hiç duymamıştım dedi. Ortaokul 1 ve 2. sınıfı Doğanşehir'de okudum. 3. sınıfı Malatya'da Atatürk Ortaokulunda tamamladım. İyi derece ile mezun oldum. O zamanın günü ve çevre koşullarına göre babamın durumu fena değildi, maddi sıkıntı pek çekmedik. Liseyi Şehit Kamil Özel Fen Lisesinde, üniversiteyi Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisinde okudum. Dil öğrenmek için bir seneye yakın Almanya'nın Köln şehrinde dil okuluna gittim. 1984 yılında da askerliğimi kısa dönem olarak Amasya'da yaptım. 

İŞ HAYATI

Bizim bölgede demiryollarında taahhüt işi yapan yakınlarımız ağırlıktaydı. Henüz ortaokul, lisedeyken ben de müteahhitlik yapacağım dedim. Mezun olur olmaz devlet kurumlarına müracaat etmedim. 1981 yılında mezun oldum. 1982 yılında bir arkadaşımla müşterek temel eğitim okulu aldık; bitirince de ayrıldık. Halen taahhüt işleri ile uğraşıyorum. Mesleğe başlayalı 40 sene oldu. Kurumlardan, her yerden iş aldım; hiçbirinde de bir sıkıntı yaşamadım. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım.

Malatya'da ilk işimiz Ağırbaş Temel Eğitim okuluydu. Daha sonra muhtelif köylerde belki 5 belki 10 okul daha yaptık. Pötürge'de bazı binaları,Devlet Karayollarında sanat yapılarını, Köy Hizmetlerinde kanal işlerini, merkezde İnönü Üniversitesinin kütüphanesini, Güzel Sanatlar ve Diş Hekimliği Fakültesinin spor salonunu yaptık. Burada sayamayacağım kadar fazla yap sat tamamladık. Ticarette en büyük desteğim dürüstlüktü. Ben hiçbir zaman yanlışa mahal vermedim. Özel mefaatimi ön planda tutmadım. Yaptığım binalarda kendim de 1. derece yakınlarım da oturmuştur. Birinde bir sıkıntı yaşanmamıştır. Mesela Antalya'nın ve Osmaniye'nin belediye saraylarını yaptık. Hatay'da, Samandağ Belediyesinin villa ve konut inşaatlarını yaptık. Şimdi de Burdur'da ve Konya'da bir millet bahçesi yapıyoruz. Tamamladığımız ve henüz tamamlanmakta olan birçok projemiz var.

AİLE HAYATI

Biz beş erkek, üç kız kardeşiz. Çocuklardan 4 tanesi inşaat mühendisi, biri iktisatçı biri de işletmeci; ben elektrik mühendisiyim. Birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyoruz. Çok önceleri hayvancılık, besicilik yaptık. Şimdileri kayısı bahçelerimiz ve işletmemiz var; üretimini yapıyoruz bunlarla uğraşıyoruz. Ailem arasındaki diyalog çok iyidir.

Eşim ile 1983 yılında evlendim. İki çocuğumuz var. İkisi de oğlan, biri iktisat mezunu, biri de inşaat mühendisi.

STK HAYATI

Aktif bir siyasi hayatım olmadı, bir partide siyasi olarak çalışmadım. Sivil toplum örgütlerinde de 10-15 sene Mühendislik Odasi Başkanlığı yaptım. Yapalı 25 seneden fazla oldu. Şu an Malatya Sanayici İş Adamları Derneği Başkanlığını yapıyorum. Bütün partilere eşit mesafede yakınım. Her görüşten dostlarım var, okul çağında da öyleydi şimdi de öyle.

HOBİLERİ

Liseye giderken amcamın oğlu Doğu ve Güney Doğu Anadolu boks şampiyonuydu. Hobi olarak amatörce beni yanında götürür çalıştırırdı. Malatya'dan göçmek, gitmek gibi bir alışkanlığım olmadı. Mesela bizim Urfa'da beton santralimiz, Antep'te, Ankara'da ofisimiz var ama merkezimiz Malatya. Bütün işimiz gücümüz burada. Malatya'ya karşı özel bir sevgim var. Malatya'nın siyasileri olsun, halkı olsun kimseyle bir sorunum olmadı. Doğanşehir'de bir okul yaptırmıştım şimdi tekrar 8 derslik bir okul projesi çizdik onu başlatacağız. Şirket için kayda değer dışarıdan bir destek durumum olmadı. Devletin teşviklerinden de bu zamana kadar talep etmedim. Çeşitli faaliyet alanlarımız var. Kardeşlerimle birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyoruz.

HAYATA BAKIŞ AÇISI...

Türkiye çok zor koşullarda bu seviyelere getirildi. Bundan 30-40 sene önce yani ben mezun olduğum zaman Malatya'da kayda değer bir araba bile yoktu. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren geldiğinde bineceği araba yoktu. Turgut Özal geldiğinde zengin bir ailenin Mercedes'i vardı ona bindirmişlerdi. Şimdi caddelerde arabalardan geçilmiyor ve lüks arabalar. Demek ki bir yol kat edilmiş ki bu duruma gelinmiş. Şimdi beldelerde, köylerde, ilçelerde organize sanayiler var.

HEDEFLER

Ben, toprağı, bahçe yapmayı çok severim. Hem tarımı çok istiyorum hem de sanayileşmeyi. Yeni bir arayış içerisindeyim ama henüz karar vermedim. 

Zamanında büyükbaş hayvan besledim. 350 baş yapınca durdurdum. Teşvik kredisi veriyorlardı ama biz 1 sene bekledik vermediler. Daha sonra devletin kiraladığı  meralardan 911 dönüm mera kiraladık. Etrafını çevirdik, sulama işlerini yaptık, sondaj vurduk, çok masraf ettik.  1 sene boyunca yonca ektik. O zamanın valisi geldi ve hiçbir sebep sunmadan meraları iptal etti. Büyük ölçekte zarar gördük. Sonra koyunculuk yaptık. Hayvancılık can çekişirken para kazanmadıgim halde memlekete bir faydası olsun diye yaptım.

Gençlere tavsiyem eğer çobanlık bile yapsanız önce okuyun. Olmazsa olmazımız eğitim ve öğretim. İkincisi devletin yasakladığı şeylerle uğraşmamak. Ülkesine, milletine, vatanına bağlı olmak. Okumayan bir insan çoban da olsa yapamaz. Çalışkan bir millet olmamıza rağmen son zamanlarda yaratmaya yönelik bir çaba sarf edilmiyor. Avukat, mühendis, muhasebeci ara bulursun ama usta bulamazsın, ara eleman bulamazsın. Örneğin adam iş kurmuş ama çalıştıracak adam bulamıyor. Evet işsizlik var ama neye göre var. Gençlik önce okusun sonra çalışsınlar yaptıkları işte sabırsız olmasınlar.